2005/01/12

Kuyruk Oluşturmanın Toplumsal Faydaları

Bu sabah erken saatlerde bi kuyruğa dahil oldum. Bu ziraat bankasının yan sokağından eski valilik binasını geçerek gar meydanına uzamaya gayretli upuzuuun bi kuyruktu. Dahil olduğumda, kuyruk bu haldeydi yani. Sıraya girmeden önce en sondaki müdahille konuştum. Hep böyle yapılır, bilirsiniz. 'Merhaba, bu ne kuyruğu?'.' Valla bilmiyorum hanımefendi. Vergi iade zarfı yatırmak için bekliyorum ben'
Bende müdahil oluyorum. Arkamdan gelenler de bana soruyor. 'Bu ne kuyruğu' sağ cenah kalabalık bi cadde. Gelip geçenler bakıp gülüyorlar. Upuzun olmuşuz:P İlk önce sadece gül
yorum. Sonra, yani zmn geçtikçe düşünüyorum da böyle bi kuyruğa dahil olmanın pek çok toplumsal ve ferdi faydası var. Ferdi her fayda, ferdin, toplumu oluşturan parça olması hasebiyle toplumsal bi faydadır değil mi:P
1-Toplumsal birliktelik duygunuz gelişiyor. Yol boyunca gelip geçenlerin gülmelerine çarpmalarına, yol isteme bahanesiyle bölmeye çalışmalarına rağmen orada, dimdik ayakta duruyorsunuz, bi kuyruğun parçası olarak. Benzer duygular yaşayıp, benzer tepkiler veriyorsunuz. Benzer rahatsızlıklarınız, ağrı ve sızılarınız oluyor. Ayaklarınızdan başlayıp ense kökünüzde biten kesif bi ağrı, parmak uçlarınızda buzlanma, burnunuzda sulanma, gözlerde kamaşma vs. ... Araya girenlere karşı 'Arkaya geç karddeşiiim!' tepkisi aynı anda, aynı tonda, aynı heyecanla söylüyosunuz mesela. Karşıya geçmeye çalışanlar bile şöyle bi geriliyo bu tepkiler yüzünden.
2-Yollar bereketli mıntıkalardır. Gelip geçenler önce şaşkın şaşkın bakıyorlar. Sonra merakla 'Nie bekliyosunuz' die soruyorlar. Ve ardından şöyle bi baş sallayıp gülerek 'Allah yardımcınız olsun' diyorlar. Dua alıyosunuz yani durduk yere.
3- Bir sürü tanıdıkla karşılaşıyosunuz. Belki o saatlerde bi yerlere doğru ilerliyor olsaydınız onların hiç birini göremiyecektiniz. Ama merkezi bi caddede kaldırım ortasında öyle dikine durup etrafı seyredince, bir sürü akraba hısım dost vs görüyosunuz. Öyle uzaktan tanıdıklarınız bile böyle dikine dururken size ahbab gibi görünüyor. Sıcak selamlar veriyor, sıcak selamlar alıyorsunuz hasılı.
4-Bu aslında birinci maddeye dahil olabilecek bi madde. Toplumsal kaynaşma yaşıyosunuz. Arkaba çıkıyosunuz önden 5.i hanımla. Arkadaki beyfendi pek matrak bi adam. Esprilerine gülüyosunuz vs. bi muhabbet oluyor yani. Arkadaki bayana yardım ediyorsunuz. Banka defterini unutmuş. Eve almaya gidiyor. Siz onun sırasına mukayyet oluyosunuz. Kaçmıyor bi yerlere:P Sonra o sizin eksik doldurduğunuz satırları farkedip yardımcı oluyor. İlerlerdikçe arayı açmamaya çalışırken sık sık ayakkabılarınızın arka kısmını çiğniyor. Yani pabuçlarınızı bile bi kuyruk boyu beraber kullanıyorsunuz. Ne mükemmel bi birliktelik! sonra hatıralar anlatılıyor. O'nun kardeşinin beyi ölmüş. Zarf onunmuş. Lakin mezkur bayanın topuk dikeni varmış .Ve dün yeğeninin küçük bi oyuncağına tam o topuk dikeni noktasından bastığı için, şu an elim ağrılar içindeymiş:P Önden 5 .i delikanlının babaannesi geliyor sonra. hep birlikte seviniyoruz. Tatlı bi bayan. Torunu elini öperken bizde takdire bakıyoruz. Ne saygılı çocuk:P Zarflarını torununa verip gidiyor. Hiç kızmıyoruz. Önden 5.i komşu çünkü:P Azıcık parfüm bilgim olsa şimdi bunları da ekleyebilirdim:P Yazıkki hiç anlamam böyle şeylerden.
5-Ben çevreyi seyretmeyi severim. Gördüm ki bu gün, çoğu insan benim gibiymiş. Otobüs beklemeleri saymazsak, başka ne zmn böyle bi şansımız olacakki. Merkezi bi cadde kenarında, kalabalık bi kaldırımda, yol ortasında dikilip insaları seyrediyorsunuz. Onlar gülüyorlar bu kocaman kuyruğa. Onların yüzündeki gülücük size yapışıyor. Ve asılı kalıyor uzun zmn dudaklarınızda.
6- Hakk-ı müdafaa duygunuz gelilşiyor. Böyle ortamları bilirsiniz. Fırsatçılar her ortamda olmuştur bittabii. Ama hiç bi ortamda bi fırsatçı böyle devasa bi kuyruktaki kadar toplu tepki alamaz. Araya girmeye çalışan geçici kişilere bile, (sözleri bırakın) öyle bi bakıyoruz ki , adam ya da bayan tırsıyor. Önsıraya elinde çocuğu ricakar cümlelerle geçmeye çalışan bayana hiç acımıyoruz. 'Arkaya lütfeeen.' Bir de anladım ki böyle bi kuyrukta ilk defa bulunan bi çömez olarak, buraların mimlileri varmış. (En son harç yatırmak için bankada sıra beklemiştim ki bu yıllar öncesine tekabul eden bi zaman dilimi:P ) Bankanın içine ennihayetinde ulaştığımızda 7. sıranın ortalarında bi yerlerinde bi dalgalanma oluyor. İtişmeler, bağırmalar vs. Arkamada ki bayan ve daha arkadaki bey konuşuyorlar. Adam diyor ki, 'Bunu biliyorum ben. Annemle maaş çekmeye geldiğimizde de vardı. Numara yapıyor numara.' Kadın ' Bakıyım.. evet evet bende görüyorum bu adamı. Her zaman böyle yapıyor.':PP
Ne kadar da uzattın demeyin. Sabahlar insan zihninde en kalıcı anıların oluştuğu zmn dilimleridir. Ben bu sabah tam 3,5 saat boyunca bi kuyruğa dahil oldum. Yanlış sıraya girip birlikte çektik akılsızlığımızın acısını ayak sızılarımızda:) A durun bu da bi madde olabilir.
7- İvo Andriç in bi sözü vardı. 'Birlikte geçirilen bir felaket kadar insanları birbirine bağlayan başka birşey yoktur.' İşte biz de kocaman bi kuyrukta bunu yaşadık saatler boyu:P Başımıza, karşılığı üç kuruş olan bi felaket gelmişti:P Yılmadık:P Araya girmeye çalışanlara itilip kakılmalara, yanlış yönlendirlilmelere vs kanmadık. Birbirimize tutunarak, (özellikle ayaklarımızdan(!)) bu çilenin sonunu getirdik:P
Bir şeyi sık yaşayanlar, ondaki zenginliği göremezler. Güneşin coşkun ışıltısı gözlerinizi rahatsız etmeye başlar mesela. Yağmurun kokusunu duyamazsınız, çamurdan şikayet edeyim derken. vb. İşte, böyle bi kuyruğa dahil olmada süreklilik, belki bıktırıcı gelebilir. Arada sırada dahil olanların gördüğü güzellikler, abonelerde yalanama yapmış şeylerdir. Bu sabah kuyruğa dahil olmaya giderken çok yakınıyordum. Evet eve döndüğümde de epeyi ağrı çektim:P ama olsun. Uzun zamandır uykum bu kadra çabuk açılmamıştı. Ve uzun zamandır bu kadar neşeli bi sabah geçirmemiştim. Bunu arada sırada yapmaya karar verdim.
İlan:
Vergi iadesi zarflarınız yatırılır:P