2009/03/18

Sevgili günlük
Bu gün yine uyuyamadım. Nevri döndü günler ve gecelerimin. Gece uyuyamayan ben gündüz bıdığın ilk keyifli uykusunda dinleniyorum.Ama ne dinlenme! Çözemediğim sorunlarımı çözen rüyalar mı dersin, hamarat rüyalar mı istersin, yoksa ben biraz macera aliim mi dersin?! Ne istersen hepiciği mevcut uykularda dinlenme.
Örneğin bu gün bi türlü yapmayı bitiremediğim bi patates keki vardı rüyamda. Kocaman bi kab dolusu olduğu halde hala malzemesi eksikti, ben rüya bittiğinde hala yumurta kırıp, kabartma tozu ekliyodum. Yani ki vuslata eremedim. onun içindir ki accayip bi patates keki iştahası var içimde. Yarın bulmayı umduğum taze patateslerle bu buluşmayı ayarlamalıyım.
İlk paragraftaki "bıdık" ve "keyifli" sözcükleri gözümü ısırıyor. Hatta bana nanik yapıp dil çıkarıyor. Uzuuuun zaman oldu bıdık bi günü keyifli olarak tamamlamayalı. Genelde asabi, mızmız, öhhü öhüüü hallerinde. Her bi yere tırmanıyor bea. Kapıları da açmaya başladı! Bişiyler kaçırmaktan çok yoruldum. Bebek kilitleri konusunda çok gururumu incitiyor. Zekama hakaret eder gibi bi hal sezinliyorum alttan alttan. Döktüğümüz onca paradan sonra bu iyi fikir gibi görünen basit edevatın en azından bi- iki ay idare etmesi gerkemez miydi? "oğlum zeki" yargısıyla "bu bebek kilitleri iyi tasarlanmamış" yargısı arasında kararsızım:P Önceleri onları yerlerinden söktü. Sonra biz bi daha alıdık ve taktık. Şimdi kilidi usulünce açıp dolap içindeki malzemeyi benim ondan kaçırmak için yaptığım gibi boyunun zor ulaştığı yerlere koymaya çalışıyor. Parmaklarının üstünde yükselip uzanıııyoooor, ve bayırı aldıktan sonra malzemeyi bayır aşağı bırakıyor:P Bazen geri düşecekken havada yakalıyorum. Bu annelik accayip refleks geliştiriyor he! Her şeye duyarlı oluyor bünye. Çıt dese nedir anlıyosun, pat dese daha demeden haberin oluyor, küt dese havada yakalıyosun. Ama tabi bu duyarlılık çocuk eksenli gelişiyor ve onun çevresinde kilitli kalıyor. En azından benim için böyle. Sair şeylerde garip bi dalgınlık, yorguluk, tembellik, unutkanlık hali mevcut. Geçen haftalarda ne oldu; Bıdık çok iştahsızdı, sana demiştim sanırım. Ama anne yüreği, burnuna bişiler dürtmeden rahat etmiyor a, ondan mütevellit onu uyutmadan önce burnuna dürtmelik biraz çorba ısıtıyodum. Sonra o ısınana kadar bıdık ve arkadaşımın (o zmn bizdeydi) yanına odaya döndüm. Bayaaa bi zmn geçti. Arkadaşım gitmeye davrandı. Onu geçirirken kapıda yemek kokuları duyduk. Nohutlu yoğurt çorbası gibi hoş bi koku. Ahhh dedik şimdi bu çorba bizde pişmiş hazır olsaydı, akşama daha yemek yapıcaz. Neyse onu yolladıııım kiii koku aslında nohutlu yoğurt kokusu diiil, dibi yanmakta olan yoğurt çorbası! bunu anladım. Zekiyim di mi:P Ama böyle nefis kokan bişiy nası yanmış olabiliyor hayret:P Konuyu saptırmayı başardım.
Neyse işte, dediğim gibi tıpkı. Söylemek istediğim gibi aynen. Olduğu gibi, anlattığım gibi falan filan ...
Başka bişiy yazmak istediğimi sanmıyorum. Bunları neden yazmak istedim, ya da istemiş miydin onu da net hatırlamıyorum gerçi. Yazarken eskisi kadar eğlenmiyorum. İlgi alanı meslesinden belki. Ara-sıra şu bitmez çocuk yayını projeme el atıyorum. Bi iki şiir, biraz masal planlaması filan... Sonra tatile giriyorum yine. Eskiden yazdıklarımı okuyunca başka biri yazmış hissine kapılıyorum. Ama hakikat bu zaten di mi? Başka bi benim şimdi. Birazdan daha başka bi ben olmalı planlıyorum hatta:P Gözlerim ağırlaştı, sevgili günlük. Uykumu çağırmada eşlik ettiğin için eyvallah.

2009/03/04

Habib Koite'

Şöyle bi bakındım da pek çok kişi onu vistanın örnek müzik listesinde tanımış. Ben de öyle. Dinledikçe dinlemek istiyorum. Din din Wo yu en çok sevdim. Ayna Mali'yi tanıttığı bölümünde kullanmıştı onun şarkılarını. Adamımız malili ya... Öyle işte. Hık desem derin şeyler yazarmışım gibi geliyo:P Ama şarkı üçüncü kez dönüyo, ben habire siliyorum:):P Ciğerlerim zayıflamış, derinlere dalamıyorum:P
Bu yazı özelliksiz bişi. Ama bi şarkısı var; ne yazık şarkıya:)

din din wo

2009/03/02

"Uykun Şirin Olsun"

Bahtiyar Vahapzade gitti. 20 gün oldu. Bahtiyar mıdır? Allahım, Bahtiyar kıl!


ANNEM ÖLDÜ MÜ
- Bahtiyar VAHAPZADE / Ayhan UÇAR

Ne hız ellerini üzdün dünyadan
balanı tek koyup nereye gittin?
nasıl yok oluyormuş bir anda insan
sanki bu dünyada hiç yok imişsin..

güneş gurup etti... oda karardı...
bir anda yok oldun sen hayal gibin.
şimdi düşünürüm senden ne kaldı..
gönlünde hatıran kara hal gibi...

beni boya başa yetirdin anne
bize borçlu bildik her zaman seni
sen beni dünyaya getirdin anne
bense yola saldım dünyadan seni...

sen bana beşikte ninni çalmışsın
bugün ninni çalsam sana ben de mi?
senin şirin şirin ninnilerini
sana gaytarayım cenazende mi?

'uykun şirin olsun' diyerdin bana
'uykun şirin olsun' deyim mi sana
gerek ben başına dönüm dolanım,
beni hayat için hep uyutanım,
söyle ölümçün
nasıl uyutayım seni ben bugün?

bu nasıl dünyadır anlayamam ben,
cilvesi cürbecür, rengi cürbecür
dün öz nefesiyle seni isiden
bugün buza dönüp, taşa dönüptür

bu nasıl dünyadır... insanoğlunun
hayali göktedir kendi yerdedir...
sağken omuzunda hayatın yükü
ölende ceseti çiyinlerdedir...

bu nice dünyadır bu nice dünya
ölüm hakikat hayatı rüya

derdimin gamımın ortağı sendin
niye yüz çevirdin ya niye benden? ...
'derdin bana gelsin' hani diyerdin
niye dert ekledin derdime ya sen

annem, kimse seni darıltmamıştır,
ben seni ben seni darıltan kadar.
şimdi kime açsam derdimi bir bir
kim benim derdime yanar sen kadar?

evin her yerinde görülür yerin
gözüm ahtarcıdır anne ey anne
'ninem' 'hani' diyor küçük azerin
ne cevap verem ana ey ana

bilmem bilmem bilmem
bu ölüm nedir
hayat var iken
nefesin ey anam hala evdedir
kendin yer altında taşa dönmüşsün

bugün yedin oldu... annem yedi gün,
bizimle beraber ağlar odalar
sana yalnız sana sana demek için
gönlümde ne kadar bilsen sözüm var...

annem ısmarlandın anne toprağa
bu ölüm sineme çekti dağ benim
sen benim arkamda benzerdin dağa
sanki de arkamdan uçtu dağ benim...

ömrü başa vurdun altmış yaşında
altmışın üstünde durup yaşında
artık senin için durudğu zaman
benim çün dolaşır gün olur akşam...

vakit geçer sen benden uzaklaşırsın
ben sana günbegün yakınlaşırım...