2005/12/19

10 küçük mutlukluk mu? Mutluluklar hep büyüktür oysa...

Hiç mutluluk hatırlıycak durumda diil gibiyim:) Hastayım ve az önce biri canımı sıktı. Mızmız haceer! Tamam, yazıyorum Emine.Böööö!
1- Ben bişiy yaparken kimse bana bulaşmıyınca mutlu oluyorum (ama küçük sayılmaz)
2- Kumsalda olmayı seviyorum. Bağıra bağıra şarkı söylemeyi:) Denizin içinde olmayı yazmıyım, çünkü o fazla büyük bi mutluluk:)
3- Hatırlanmak da mutlu ediyo.
4- Çikulata yemek ( bu da küçük diil kiiii)
5- Çizgi flim seyretmek ve bunu kimse kanalı değiştirmeden, birileri gelip seyri muhabbetler, istihzalar vs ile bölmeden tamamlayabilmek!
6- Fotoğraf çekerken mutlu oluyorum
7- Fotoğrafları bastırdıktan sonra da mutlu oluyorum.
8- Biri beni arıyınca mutlu oluyorum
9- biri mail yollıyınca da oluyorum.
10- Hatta inanamazsın, biri bloga yorum ekliyince, biri msn de ileti yollıyınca bile mutlu oluyorum! :)

Dedim ya canım sıkkın:S Hatırlayabildiklerim bunlar. Sensin sobe.

2005/12/18

Cesur Civciv


Dün akşam Cesur Civciv'i seyrettim:) Geçen sene reklamlarını gördüğümde gidecem filan demiştim. Reklamları güzeldi bence. Filimin başını da sevdim:) Nasıl başlıyacağına karar veremeyen bi adam vardı:P İlk yarıda baya güldüm aslında. Şu uzaylı meselesi hoşuma gitmedi ya. Başka bişi bulmalıymış senarist:) Bi de esas oğlanın sesini beğenmedim. Zaten de çok sıcaktı:S :) Mızmız ben. Güzeldi güzeldi. Ama bekledğim kadar diildi.

2005/12/15

...

Toprak ayaklarından tutup içine çekti. Toprak toprağa tutundu. Toprak toprağa karıştı. Geri döndü olmadığı zamana. (Belki de hiç olmadı.) Kokusunu kaybetmişti, bereketten bi hal, susuzluk sarmıştı. Çatlamıştı damar damar. Toprak olduğunu unutmuştu hazar.
Hatırlamak güzeldir evet. Ama hatırlamak acı da verir. Hatırlamak sancılıdır, yeniler çıkarır varlığından, değiştirir havayı. Hatırlamak genzini yakar insanın.
Kopunca ana parçadan, oldum sanmıştı. benim demişti. Varım demişti. Kopunca kaynağından kurur ya pınarlar... Çoşkun bi deli ırmak, kopuş noktasına değin delice savrulmuştu. Bitince zenginlik dediği tüm güzellikler, pınar pınar olmaklığından soyunmuştu.
Pınarsa susuz bi pınar denize düştü de. Topraksa çorak bi toprak toprağa karıştı de. Dönmek güzeldi. Dönülen evse, dönmek yeşertirdi adamı. Dönmek hatırlatırdı, yenilerdi, canlandırırdı varlığı. Dönmek, ana damara dayamak açlıklarını, içine çekmek , damara karışmak, damarlaşmak. Dönmek doğum gibi bi başlangıçtı, dönerek herkes başladı.
Gitmelerde savrulduysa bi süre, bi zaman serseri gezindiyse... Bi hayat kaldıysa kendinden uzakta , başkalığa alışmıştı.
Alışmak önce zordu. Önce uykusuz bitmez geceler, önce sabır bitiren yokluk dilekleri, topuk kaydıran isyanlar gibi çetin alışmak. Alışmak sonra uyuturdu ama. Sonra yumuşak bi döşek gibi müşfik, kendine çeker sarar ve unuttururdu kaygıları. Alışmak konaklatırdı kervanlar boyu yolcuları.
Toprak yakaladı ayaklarından, içine çekti. Hatırladı toprak, toprak olmaklığını. Toprak olmaya döndü. Alıştı toprak olmaya. Toprak toprak oldu. Toprak toprak öldü.

*Bu yazının şarkısı book of days.