2005/12/15

...

Toprak ayaklarından tutup içine çekti. Toprak toprağa tutundu. Toprak toprağa karıştı. Geri döndü olmadığı zamana. (Belki de hiç olmadı.) Kokusunu kaybetmişti, bereketten bi hal, susuzluk sarmıştı. Çatlamıştı damar damar. Toprak olduğunu unutmuştu hazar.
Hatırlamak güzeldir evet. Ama hatırlamak acı da verir. Hatırlamak sancılıdır, yeniler çıkarır varlığından, değiştirir havayı. Hatırlamak genzini yakar insanın.
Kopunca ana parçadan, oldum sanmıştı. benim demişti. Varım demişti. Kopunca kaynağından kurur ya pınarlar... Çoşkun bi deli ırmak, kopuş noktasına değin delice savrulmuştu. Bitince zenginlik dediği tüm güzellikler, pınar pınar olmaklığından soyunmuştu.
Pınarsa susuz bi pınar denize düştü de. Topraksa çorak bi toprak toprağa karıştı de. Dönmek güzeldi. Dönülen evse, dönmek yeşertirdi adamı. Dönmek hatırlatırdı, yenilerdi, canlandırırdı varlığı. Dönmek, ana damara dayamak açlıklarını, içine çekmek , damara karışmak, damarlaşmak. Dönmek doğum gibi bi başlangıçtı, dönerek herkes başladı.
Gitmelerde savrulduysa bi süre, bi zaman serseri gezindiyse... Bi hayat kaldıysa kendinden uzakta , başkalığa alışmıştı.
Alışmak önce zordu. Önce uykusuz bitmez geceler, önce sabır bitiren yokluk dilekleri, topuk kaydıran isyanlar gibi çetin alışmak. Alışmak sonra uyuturdu ama. Sonra yumuşak bi döşek gibi müşfik, kendine çeker sarar ve unuttururdu kaygıları. Alışmak konaklatırdı kervanlar boyu yolcuları.
Toprak yakaladı ayaklarından, içine çekti. Hatırladı toprak, toprak olmaklığını. Toprak olmaya döndü. Alıştı toprak olmaya. Toprak toprak oldu. Toprak toprak öldü.

*Bu yazının şarkısı book of days.

2 yorum:

Hayâl dedi ki...

Dönüşün muhteşem olmuş Hacer...Yüreğine sağlık...

Hacer dedi ki...

Eyvallah Ablacığım;)