2005/07/04

Sokaktan

Ben bildiğiniz çocuklardan değilim. Yolun kıyısında bulmuş hayat beni. Kolumdan tuttuğu gibi içine almış. Boğulmuşum boşluğunda. Duvarlara yaslanmışım, taş olmuş bedenim. Duvarlara sığınmışım, taş olmuş yüreciğim.
Ben bildiğiniz çocuklardan değilim yani. Bildiklerim bilmediklerime bulaşmış, bilmemek kalmış adıma. Adıma iadeli taahhutlü bulmuşum hayallerimi. İçi boşalmış umutlarımın, dermanı kesilmiş. Yaya kalmış enginliğinde çaresizliğin, kaybolmuş.
Ben bildiğiniz çocuklardan değilim işte! Bilmiyorsunuz beni. Ben bilmediklerinizi bilmiyorum ve bildikleriniz de bilmiyor beni. Bilinmiyorum ben. Çocuklar babında anılmıyor adım. Kaydım düşmülmemiş hayat kitabında. Bi levhaya iliştirilmemiş namım. Aranıyor denilmemiş akabinde resmimin. Bilmediğimce bilinmemişim. Bildiğimce kaybetmiş bilmişliklerim beni.
Bildiğiniz çocuklardan değilim. Bildiğiniz çocuklar nasıl. Neden gülüyorlar örneğin. Ne söylüyor onlara hayat. Kollarından tutup çektiği yol yutmuyor mu onları. Ellerini koyacak yerleri var mı. Gözleri yitiyormu bitimsiz bi boşlukta. Hayalleri iadeli taahhütlü geri geliyormu adlarına. Dizlerini parçalayan kaldırımları tekmeliyorlar mı. Sarılıyolar mı yoksa acılarına. Solukluyorlar mı soğuğu, yutabiliyorlarmı acıyan yerlerini. Kemirebiliyorlar mı hayat damarlarını. Sıfırda donmadan kalabiliyolar mı.
Bildiğiniz çocuklardan değilim demek istiyorum. Anne yoksa çocuk olmaz. Başımda ısınan bi el yoksa yani. Yanağımı kurulayan bi el! Yüzümü dayayacağım bi el yoksa. Sırtımı sıvazlıyacak bi el ... Yoksa bi el ... toprak kokulu. Yemek kokan sıcak bi ev yoksa ya da. Adımı özel sıfatlarla süsleyen sesler ulaşmıyorsa kulağıma bi de . Yakın bulmuyorsa beni kimse soyuna. Yanımdan geçerken gözlerime sevgi bırakmıyorsa hiç kimse. ben çocuklardan değilim!