Kayıtlar

Bebeğin isyanı (!)

Annem beni ballı kaymak sanıyor Isırıyor küçük topuklarimdan Minik kuzum, sekerim, fıstığım diyor İki lafından biri beni ham yiyor "nar gibi kokuyor", "bal gibi tatlı " "kiraz gibi dudakli", " çilek yanaklı" "parmakları bı lokma, kolları dişlik" "ensesine bı bak, kaymağı katlı" Lütfen söyleyin anacigima Öpsün, koklasin, beni hep sevsin Tamam kabulümdur, yine ham desin Ama nolur ya, beni yemesin!

Her Eve Bir Mor İnek İstiyorum

Ben biliyorum eksiğimizi. Tam öfkeden gözlerimiz dışarı uğramışken, bize bi mor inek lazım işte. Çözdüm di mi olayı? Zekiyim çünkü. 34 yıl süren bi sürü harala gürelenin sonucunda olsa da anladım. Bazen kuyruğunu sallasın, bazen boynuzunu, muncurunu (ağız ve cevresini ifade için kullandığım abuk ifade bu), bazen çifte kullanarak, tüm gergin vakıalarımızı çözsün. Tam tartışmada damara inmişsin tamam mı... Hararetle "sana anlatacağım ve sen de anlayacaksın bu kez" savaşı veriyosun. Mor inek sana bi boynuz, dierine bi çifte. Gör bakiiim, hangisi can yakıyor. Kırılan kemiklerin mi, yoksa hayal kırıklıkların mı? Şöyle bişiy de var tabi. Mor inek çift taraflı çalışacak ya, karşıdakinin nasibine düşen biraz iç ferahlata da bilir (!) Tam içinden Anlayacağı yok bu manyağın bi kafa göz giriversem diye ütopik hayalllere dalmışken mor peleriniyle kahraman (ım beniiim) mor inek ortama dalıyor ve dağıtıyor. Ohh be keşke bi çuval altın dileseydim. Eminim Milkanın yeni reklamının mimarları, ...

Öneri

Anne çok bunalmış . Mızıltılı, daha gerçekçi tasvirle, gökgürültülü ve sağınak yağışlı. Ağzından bi sürü ağıtla birlikte "Allahım hala aynı noktadayım..." şikayeti dökülüyor. Bıdık ol cümleyi havada kapıyor. Diyorki Annesinin sırtını sıvazlerken : Babama diyelim, bizi diyarbakıra götürsün Annem. Orası başka bir noktadır." :D
Dedesi inekleri bahçeden getirmeye gitmiş. "Hadi biz de gidelim" dedim. "o hoooo, burası çook büyük, onları nasıl bulacağız oğlum" dedim. " İzlerini takibedelim anne, onları böyle bulabiliriz" dedi bacaksız:) hem de 36 ay 2 günlükken...

Gel Sana Kara, Kapkara Blog Diyelim

Kara manzaran gibi bahtın da kara senin. Adın kara olsun:P Mizacımızdaki kararmaya yatkınlık söz konusu olunca bizi karıştırabilirler a, o noktadan sana bi ilaveyle, gel, biz sana kapkara diyelim. Natureldir, iyidir. Görene yanılma payı vermez. Aydınlık özletir a, iyiye teşvik, iyiye müştak, aşık filadır:P (atıyorum hiç öyle bişiy yok, amaç seni karaya ikna etmek) Bana, "bi gün bunu da mı yapacaktın" bakışı atma. Hem bi başka gün daha neleri yapabileceği mi de bilmiyorsun değil mi:P Göz dağ değil canııım, sadece işe heyecan kattım. Böyle boş boş otura otura hamlamışındır sen. Çoşku neyin lazım ki hayattar olasın. Yoksa dikelim başına koca bi mermer, kara namın ardından fatiha davetiynen ... :) Seni iyideen kararttım, şimdi iç huzuruyla uyuyabilirim:P Bekle bakalım hancığım. Hancı nerde, yolcu nerde...
Herkesin fıtratında hakka yakın baskın yanları vardır. Birkes (!) iman etmemiş bile olsa sözkonusu yanıyla-yönüyle hakka uygun olabilir. Manzara kalabalık, izaha ne luzum. İşte fakirin bu misal hallerinden biri gereğince korsan her bişeye içimden hoşnutsuzum. Taksilere de. Ama ne hikmetse, ne zaman, sırf haklarına girmeyeyim diye korsan yerine sarı taksi çağırsam günüm kabus oluyor. Azarlayanı mı ararsın, ücreti ikiye katlamak için daireler çizip kutsal olmayan mekanları tavaf ettirenleri mi, yoksa "dur, ineceem!" die feryat ettiğim halde gaza basıp devam edeni mi, yoksaaa, dalgınlığımı "yolu bedavaya mı getirecektin, sonra da taksici paramı çaldı dersiniz" muhabbetine bağlayabilen yeteneklisini mi? Hiç birini aradığını sanmıyorum, kafayı mı yedin. Bunları sineye çekebilen mülayimler var mı bilmiyorum, kesin şey şu ki ben onlardan değilim. Üstünden ne kadar zaman geçse de canımı sıkabiliyorlar. Bi de seni saf yerine koyanlar var ya, ah erkek olaydım da iki şamar çak...

El Hak

Diyor ki, herkes bi ayna sahibi gibiymiş hayatta. Herkes aynasına bakarken ardındaki manzarayla görür ya kendini , işte öyle oluyormuş. Kendini gördüğü manzaradaki herşey kendinin sanıyormuş. Bi anlamda doğruymuş sahiplik a, emanetçi formunda. Bazılarının aynası kırılıyormuş, bazıları üç beş gün daha seyirde ... Aynası kırılanın yanında bulduğu sadece O. Ve buyurduğu gibi, O hesabı çarçabuk görendir.