2006/03/13

Hollanda'ya Hoş Geldiniz!

"Çok kez özürlü bir çocukla yaşamanın ve onu yetiştirebilmenin nasıl bir duygu olduğu sorusuyla karşılaşıyorum. Böyle bi tecrübesi olmayan kişilerin bu duyguyu anlayabilmesi için onlara şunu anlatıyorum:
Çocuk sahibi olmayı düşünmek, düşlenen bir İtalya seyahatini planlamak gibidir. İtalya hakkında kitaplar satın alır ve şahane planlar yaparsınız. Kolesium, Michelangelo, Pisa kulesi ve Venedik'teki gondollar ... İtalyanca konuşmaya bile başlarsınız. Herşey size çok heyecanlı gelir.
Büyük bi sevinç, heyecan ve sabırsızlıkla beklediğiniz gün gelir.
Bavullarınızı hazırlar ve yola çıkarsınız.
Saatler sonra uçağınız iner. Hostesiniz size " Hollanda'ya hoş geldiniz" der.
"Hollanda" diye yarı hıçkırıklı bi ses çıkar ağzınızdan.
"Ne demek istiyorsun? Ben İtalya'ya gideceğimi söylemiştim!"
"Ben İtalya'da ineceğim."
"Hayatım boyunca ben İtalya'ya seyahati düşledim!"
Fakat bi uçuş hatası yüzünden uçak Holanda'ya inmiştir ve burada kalmak zorundasınızdır.
Burada unutulmaması gereken şey, geldiniz yerin korkunç ya da açlık ve hastalığın olduğu bir yer değil, sadece ve sadece değişik bir yer olduğudur.
Şimdi tekrar alışverişe çıkıp yeni kitaplar alıp, yeni bir dil öğrenmeli ve daha önce hiç karşılaşmadığınız insanlarla karşılaşmalısınız.
Dediğim gibi, sadece değişik bir yer. İtalya'dan daha ağır giden bir yaşam temposu var ve daha az şaşalı. Ama bir süre sonra kendinize gelip etrafınıza baktığınız zaman Hollanda'nın yel değirmenlerini, lalelerini, hatta Rembrant'ı bile farkedersiniz.
Ancak tanıdığınız herkes kendi İtalya seyahatleri ile öyle meşgullerdir ki hep italya'ya olan şahane seyahatlerinden söz ederler.
Belki de arada sırada kendinize şöyle dersiniz:
"Ben de oraya gidecektim. Ben de İtalya'ya seyahati planlamıştım."
Şu var ki İtalya'ya gidememiş olmak üzerinde bütün hayatınızı harcarsanız, Hollanda'nın çok özel ve harika özelliklerini değerlendirip, keyfine varamazsınız."
Emiliy Pearl Kingsley

Pek alıntı yapmıyorum aslında sayfalarımda.Bu hikaye özel geldi. Derste Hocamız okumuştu, özel eğitim dersinde. Sonra ben aldığım bi kitapda alıntı babından yazılı olduğunu gördüm. Siz de şey edersiniz die yazdımdı işte... okuyun bre:)

6 yorum:

gülsüm dedi ki...

tşk.ederiz gerçekten güzel bir alıntı.

denizz dedi ki...

daha önce okumustum evet...
hos bir hikaye...
fakat kabullenmek okumak kadar kolay olmasa gerek...

Hacer dedi ki...

eyvallah güzel dostlarım. Bi arkadaş sürekli beklentilerini düşür der bana:) Artık sinirsel gerginlik verse de bana bu uyarı ya da tavsiye, doğru bişiy. Az şey beklemek ya da hiç bişiy beklememek daha az hayal kırıklığı demek. Yolcuğun sonunun bile olamayacağını kabul ederek yola çıkarsa insan, sonunda İtalya yerine Hollandaya varmış olmaya şükür bile edebilir. Allah omuzlarımıza göre yükler versin ki yüklerimizin altında ezilmiş müflisler olmıyalım son demde.

gülsüm dedi ki...

beklentilerini Ya da hedefini yüksek tut diyenleri duymuştum da düşür diyenleri duymamıştım.güzel bir yaklaşım.Allah çekebileceğimiz kadar yük versin.ya yükümüzü azaltsın yada gücümüzü artırsın...

Hacer dedi ki...

hedef yüksekliğiyle beklenti yüksekliği aynı diil sanırım.

Ebrûlî dedi ki...

güzel bir yazı, yaşananlar hayata bakışına göre anlam kazanıyor..