Rüzgar Sebebiyle Karışığız!
Derken sabah olmuş. Gözlerinde asılı duran bi ömürlük yorgunluk, bitimsiz bi uykuymuş. Düzgün durmak lazımmış kayda değer olmak için. Şık giyinmeliymiş ruhlar karşısında. Kalemler ve kağıtlar adam seçermiş. Kırmızı çoşku sorar siyah hassasiyet beklermiş filan. Cam açıkmış. Rüzgar yokmuş. Kafası karışıkmış bi adamın. Ayakkabıları evin içinde kalmış; ruhu dışında . Gitsemiymiş, kalsamıymış. Rüzgar yokmuş ama. Uçuramamış düşücelerini. Ay mı gökyüzünü karartan, yıldızlar mı kayıpmış. Ama sabah olmuşmuş çoktan. Yokmuymuş yoksa kimse. Adam yokmuymuş? Kalem ve kağıt yokmuymuş?. Pencere? Rüzgar da mı? Sabah olmuş ya, güneş yokmuymuş? Kafası mı karışıkmış sadece bi adamın? Şarkılar karışık oluyormuş hep nedense. Aman.. kafalar diycektim... karışık oluyormuş. İçinde milyonlarcası olur, birine bile ulaşamazmış bu karmaşadan. Kendine ulaşamayan koca bi varlıkmış kafa denilen yani. Dokunamıyorsan sen senmisin? Sesini duyamıyorsan içinin, yerine koyamıyorsan hayallerini, unutuyorsan tam rüyanın orta...