I
Bi adam vardı, alnı ova , gözleri vadi de pınar, burnu karlı bi dağ gibi görkemli. Yamacından çıkmayı gözün alırsa, vadide ışıldayan güzelliği görebilirdin a, yamacına çıkmaya göz lazım. Hasılı yamacına çıkmaya gözü olmayanlar yüzünden vadide ışıldayan pınar şahit bulamadı güzelliğine. Sonra işte öyle oldu. Gerisini yazmayınca bi yazıcı, kahramana ne olursa o oldu. Kala kaldı yani bi yazının başında. Sonuna gitmekten daha iyiydi bence a, adam başında dururken bi yazının heveskar, ateşli, hatta giderek cüretkar. Azıcık uzasa sonrasızlık, çıkıp paragraf başına önünü kesecek kalemin! Yazıcı yıllanmış, kül yutar mı? Ancak burnuna tırmanınca görülebilecek gözleri olan bu adamı zaten gözü hiç tutmamıştı ya, bıraktı. Yuvarlandı yazının sonuna doğru, yuvarlandı... Aa, zaten saat çook geçti. Ya da çok erken. Yazmak saat kaç gibi yapılan bi eylemdi? Saat kaç olunca uygundu bi yazı yayınlanmak için? Sonra saat kaçtı? Kaçtı? Kaçtı!
Hocaam, hocaaaam.
Hocam bilmezsiniz çalışmak ne zor bişiy uzakken her şeye. Bilemezsiniz ki bi öğrenci bi şeye nasıl uzak kalır. Ya da hangi öğrenci hangi şeye ne şekilde bi uzaklıktadır. Bilemezsiniz hocam bi defterin nasıl seraba bi bakışla, nasıl fersahlık dil çıkarıp nanik yapma vaziyetlerinde olabileceğini yan masa üstlerinden. Bilemezsiniz sıcak bi yatağa tercih edilemeyen, edilemeiyecek hiç ciddi bulunmayan bi ders çalışma zorunluluğunun vicdani rahatsızlığını. Sonra siz eşit mesafedeki pc ve kitap ikileminin nasıl çözümlenebileceğini de bilemeyebilirsiniz. Siz öğrencilikten soyunduktan beri öğrencilere dair (notlar, sınıf noları vb hariç:) ) hiç bişiy bilmemeye mahkum edildinizz:P elbette bilirsiniz ya resim tekniklerini, bi çocuk nasıl öle pat die büyür, bi msj nasıl zekr ediliveriri körpe dimağına, nasıl cıldırtılır bi çocuk:P nasıl sukunete davet edilir, nasıl renklendirilir kısa okul soluklanmaları, nasıl okunur bi çocuğun oyunsal msjları.. bilirsiniz el-hak. Nasıl yorulur bi çocuk, nasıl bü...
Yorumlar