2004/12/10

Ağıt



Düşüverdim ellerinden.
Say ki yokluğuna karıştım ben.
Zaman eskitiyor yüzümü. Gel-gitler, fırtınalar derken, soyunuyorum zenginliklerimden. kum oluyor dağılıyor, erimezmiş gibi görünen kayalıklarım. Bi yeşillik hayali kurarken, rüzgarlar boyu bi servi tohumu dilerken yani ...
eriyorum; düştüm ya ellerinden.
Bazı şeyler söylenemez. Öyle yalındır ki gerçeklikleri .Bi kelimeye sığışamayacak kadar özgür, kendinden menkul! Gelir boğazında düğümlenir. Yumrulaşır. Büyür filan. Çöker yüreğine kocaman. Acırsın işte.
Acıyorum içten içe; düştüm ya ellerinden.
(...)
Düştüm ya ellerinden, bivatan, gurbetim ben. Geçmişteki zenginlik; kıymeti senden kalan kayıp bi servetim ben.

(yansımalar- ağıt. ve bi deniz kıyısı resmi var. koca bi dağa yaslanmış deniz. derinleştikçe laciverde dönen yeşil sularının üzerinde sandallar salınıyor)

Hiç yorum yok: