2004/12/28

Baston

Dayanmak bir hastalıktır. baston bağımlılık yapar. Ve eğer bağımlılıksa esir ediyordur. esaret çağıran her imge fikir olay sömürgecidir. 'Ben' i çiğnemeye basmak her biri.
bastonlarımı yakmalıyım; ayakta durmayı unutttum.
Bastonlarımı kırmalıyım; ayaklarımda mecal bırakmayan bi tembellik büyütttüm gölgelerinde...
bastonlarımı unutmalıyım.
tevekkülane yasanılacak bi omuzdan fazlasıysa bende dayanılan. Bi yanım geride kaldı sanıyorsam onusuz ayağa kalktığımda. yalnızlığa düşüyorsam yokluğunda .... ayaklarımı bir odun sıcaklığına sattım demektir. ellerimle, gayretimle, heyecenımla hallediğim bi sıcaklık bu. dayandığım şeyi ben iteliyorm yani. yani ben zavallıca kendi kanımla besliyorum onu. ve tükendiğimi görmüyorum nedense.
vermelerim tüketiyor beni. ben bi ağaç büyütemiyorum; bastonların kökü olmaz!
ben bi dost büyütemiyorum; bastonların kalbi olmaz!
ben giderek eriyorum; bastonların kanı olmaz. hebaya kurban veriyorum.
bastonlarımı unutmalıyım. alışmak bi hastalıktı, şifası unutmak olan. bastonlarımı ıssız bi geçmiş zamana terkedip unutmalıyım. bastonlarımdan azade ayaklarıma sarılmalıyım. 'kendim' i ayağa kaldıracak, 'başka', mustakil dostların göz sıcaklıklarını bulmalıyım.
bastonlarımı satıyorum... var mı alan. bastonlarımı, sürünsemde elime almayacak bi yeminle terkediyorum; var mı alan.
(erzurum- mayıs 2004)
(bu yazının şarkısı unfongiven)

Hiç yorum yok: