2005/03/01

özel istek üzerine bi son:)

Çocuklar alışılmış şeyleri severler. Aslında bu bozulmamış insani bi hal:) Katışıksız fıtri vaziyet yani:) İnsanlar da aslen alışılmışları sever. Güneşin doğudan doğması gibi. Şekerin tadının tatlı olması, tuzun tuzlu olması vb. :) Kuran-ı kerimdeki cennet tasvirlerinin dunyadaki nimetlerle anlatılması, cehennem tasvirlerinin de yine dünyadaki acılarla anlatılması, hatırlatılması da bundan olmalı. Bilmekdiklerimiz, yeni olanlar aslında hepimiz için korkutucu. Sonsuzu anlamıyoruz. Yok olmayı anlamıyoruz. Çürümeyi anlamıyoruz. Çünkü bunlar kendi hesabımıza bilmediğimiz şeyler. Daha önce sonsuz olmadık. Daha önce çürümedik de. Bunların hiç birini başlığı atarken düşünmemiştim. Sadece masum bi masal sonu, masum ve mutlu:) bi masal sonu yazacaktım. Aşağıdaki masaldaki 'acıların kızını' yanağında güller açarken bırakacaktım yani:) Çünkü masallar böyle biter. Kimse zırlayarak sonu bekliyen bi masal kahramanını işe almaz. Nedense yakınıp duran, terapiye ihtiyaç duyan depresif tipler masallarda barınamıyo:P Aslında pamuk prensese masalı tam bu tiplere göre bişiy:) Hele elmayı ısırdıktan sonraki bölüm! (Münasebetsiz prens gelene kadar tabi:P) Düşünsenize deliksiz bi uyku:D Tam onlara göre işte. Oysa sanıldığının akisne masallar ruhumuzun gerçekleridir. Herkesin bi masalı vardır. Herkese göre bi masal. Ruhunun gerçeği karanlık hiç mi adem yok şu dar-ı fenada:)) Tamam tamam. mızıkçılık yok, gıdıklıycaz şu kızı:) Önce dereden çıkarmak lazım tabi:) En son dere tepe düz gidiyodu.
Mutlu kılmaya azmettiğimiz beyaz saçlı mustuz kız(!) dereye dalıp da soğuk su ile ayılınca, beyninde şimşek çakmış:) (şase mi yapmış beyin hatları:P ) Bi lezzete ulaşmak bi lezzetin bitmesi ile olurmuş aslen. (öğretmeniiim! yazıcı amiyane tabirle kıvırıyooo:P ) Evet ama öyle . Bazı güzellikler tüketilerek kazanılır:) Bi elmayı seyredemezsiniz. Yani kaybetmek kazanmak biraz karmaşık bi konu. Yaşadığınız kadarını kıymet bilip vitrine koyabilmelisiniz bazen. İşte kız da bunları düşünmüş (amma çok düşünüyo he:P ) Sonra boşuna hayıflandığını anlamış. Elmaları yiyerek evine dönmüş. (masal sonunda havaya filan atmıycakmış yani:) ) Bahçesine mevsimlik çiçekler ekmiş. Her mevsim gidenleri ve gelenleri seyretmiş. Kelebekleri haftalık sevmiş. Ölülere dair bi yer ayırmış kalbinde ama, ölülere bağlanmamış asla. Masal da burda bitmiş:)
Turab, saçlarını siyaha boyamak isterdim kızın ama kimyasallara karşıyım :P Bu kadar yeşil bi son yeterli mi:)

Hiç yorum yok: